Büyük Doğu Akıncıları Konya İl Temsilciliği tarafından yayımlanan metin, modern eğitim sisteminin ve sosyal hayatın çocuk ruhu üzerindeki tahribatına dikkat çekiyor. Metinde, mevcut eğitim sisteminin bir "terbiye" değil, "şahsiyet bozma mekanizması" haline dönüştüğü vurgulanıyor.
Eğitimin Gayesi Şahsiyet mi, Yoksa İşlevsizleştirme mi?
Bugün "eğitim" adı altında yürütülen faaliyetlerin, insan yetiştirmekten ziyade bireyi fıtratından kopardığı ifade edilen açıklamada; okulun, çocuğun şahsiyet kazandığı bir zemin olmaktan çıktığı belirtildi. Altı yaşından itibaren ailesinden ve doğal çevresinden koparılan çocukların, 12 yıl boyunca hayatla bağı olmayan bilgi yığınlarına maruz bırakıldığına dikkat çekiliyor.
"Rekabet ve Haz Putları Telkin Ediliyor"
Açıklamada, modern sistemin değerler eğitimindeki boşluğuna şu sözlerle değinildi:
"Çocuğa iyi bir insan olmanın ölçüsü verilmezken; rekabet, benlik, haz ve gösteriş putları sistematik olarak telkin edilmektedir. Okulda iç dünyası boşaltılan çocuk, sokaktaki ahlâkî iklim eksikliğiyle birlikte savunmasız kalmaktadır."
Sistem Kendi Sorunlu Tipolojisini Üretiyor
Gençliğin içinde bulunduğu anlamsızlık ve boşluk hissinin bir sonuç olduğu vurgulanan metinde, Thomas More’un "İnsanları bozacak şartları hazırlayıp sonra da bozulmuşluğun cezasını kesmek" sözüne atıf yapıldı. Mevcut düzenin önce "hırsızlığı mümkün kılan vasatı" hazırladığı, ardından ortaya çıkan suç oranlarından şikayet ettiği ifade edildi.
"Zihinsel ve Ahlâkî Bir Katliam"
Eğitim adı altında yürütülen sürecin bir "zihinsel katliam" olarak nitelendirildiği metinde, gerçek eğitimin ancak şuuru uyandıran bir terbiye ile mümkün olacağı savunuldu. Metnin sonunda, çocukların okulda bozulmadığı ve sokakta kaybolmadığı, İslâm ahlâkı ile büyüyebileceği bir nizamın kurulmasının ümmetin asli görevi olduğu hatırlatıldı.