Modern zamanların hızı ve kargaşası arasında, ruhumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey şüphesiz manevi bir limana sığınmaktır. İslam kültüründe bu limanların adı **"Sohbet ve İlim Meclisleri"**dir. Peki, bu meclislere katılmak, orada bulunmak veya oradan yüz çevirmek insanın manevi kaderini nasıl etkiler?
Bugünkü yazımızda, Ebû Vâkıd Hâris İbni Avf (r.a.) tarafından nakledilen ve Buhârî ile Müslim gibi en güvenilir kaynaklarda yer alan muazzam bir hadis-i şerifi hatırlayacağız. Bu hadis, sadece o günü değil, bugünü ve bizleri de anlatıyor.
Mescid-i Nebevî'de Bir İlim Halkası
Olay, saadet asrında, Mescid-i Nebevî’de geçiyor. İki cihan güneşi Resûlullah (s.a.v.), ashabıyla oturmuş, gönülleri doyuran o eşsiz sohbetini gerçekleştiriyor. Etrafı sahabe efendilerimiz tarafından sarılmış, pür dikkat dinleniyor.
Tam o esnada içeriye üç kişi giriyor. İşte bütün mesele, bu üç kişinin o ilim meclisine karşı sergilediği tavırda düğümleniyor.
Üç Farklı Tavır, Üç Farklı Sonuç
Gelenlerden ikisi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bulunduğu halkaya doğru yönelirken, biri arkasını dönüp gidiyor. Meclise yönelen iki kişinin tavrı da birbirinden farklı oluyor:
Fırsatı Değerlendiren: Birincisi, cemaatin arasında bir boşluk görüyor ve hemen oraya oturarak o manevi havayı solumaya başlıyor.
Edebinden Susup Bekleyen: İkincisi ise cemaati rahatsız etmekten, sıkıştırmaktan çekindiği için hayâ edip en arkada bir yere ilişiyor.
Mahrum Kalan: Üçüncüsü ise ne boşluk arıyor ne de arkada bekliyor; o rahmet meclisinden yüz çevirip gidiyor.
"Allah da Ondan Yüz Çevirdi"
Sohbet hitama erince, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu üç kişinin manevi durumunu, kıyamete kadar kulaklarımızda çınlayacak şu sözlerle tarif ediyor:
Kıssadan Hisse: Biz Hangi Gruptayız?
Bu hadis-i şerif, sohbet meclislerinin önemini bizlere sarsıcı bir dille anlatıyor. İlim meclisleri, Allah’ın rahmetinin sağanak gibi yağdığı yerlerdir. Oraya sığınan, Allah’ın himayesine girer. Edebiyle orada bulunan, Allah’ın hayâsına ve merhametine mazhar olur. Ancak ilimden, haktan ve hakikatten yüz çeviren, Allah’ın nazarından da mahrum kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Rabbim bizleri, ilim ve sohbet meclislerine koşan, o meclislerde Allah'a sığınan ve rahmetine mazhar olanlardan eylesin.
(Kaynak: Buhârî, İlim 8, Salât 84; Müslim, Selâm 10. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 29)